Dijifabrik logosu.

Markalar ve Hikayeler

Marka hikayesini anlatan bir grafik.
Markalar ve Hikayeler Markaların, karakteri, kişiliği ve imajı  vardır. Bu nedenle yıllar geçsede çizgisini kaybetmeden sürekli aynı ses tonunu ve aynı renk tonunu kullanmakta ısrarcı olurlar. Marka hikayesi, markaların hedef kitleleri üzerinde etkili bir algı ve bağlılık yaratmasına olanak sağlayan son dönemlerde oldukça popüler olan bir kavramdır. Günümüzde bazı markalar hikayelere çok önem vermese de, birçok marka reklam yatırımlarını, kampanyalarını ve asetlerini hikayelerinden yola çıkarak yeniden oluşturuyor. Marka hikayesi ile reklam kampanyalarını birbirine en iyi şekilde entegre eden sektör hiç şüphesiz banka sektörüdür. Banka reklamlarında diğer sektörlere oranla daha fazla hikaye ve markanın geçmişine yer verilir. Bunun nedeni banka sektöründeki markaların, hedef kitleleri üzerinde güven verici ve samimi bir algı oluşturmayı hedeflemesinden kaynaklanır. Marka hikayelerini reklamlarda ve kampanyalarda kullanmak her ne kadar sektörden sektöre farklılık göstersede,  hikayesi olan her iş insan zihninde bir yer edinir. Bu nedenle, özellikle markaya ait bir hikaye varsa bunu hedef kitleye reklam çalışmaları ve kampanyalar ile anlatmak marka bilinirliği sağlarken aynı zamanda hedef kitlenin markaya karşı bir sempati oluşturmasına olanak tanır. İnsan sosyal bir varlıktır, işte tam da bu nedenle markaların hedef kitlesi içerisinde yer alan her insanla iletişim ve bağ kurması gerekir. Pazarlama çalışmaları her ne kadar günümüz dünyasında dijital platformlar üzerinden ilerlesede  hedef kitlemiz insanlar ve toplum olduğu sürece hikayesi olan, insana dokunan ve gerçekliği olan her çalışma bilinçaltına işler. Toplum olarak dikkat süremiz yıllar geçtikçe azalıyor, eğer insanların dikkatini çekmek algılarını değiştirmek istiyorsak gerçek hikayelerden yola çıkabiliriz. Markaların hikayelerini paylaşırken dikkat etmeleri gereken en önemli iki unsur; inanılır ve özgün olmasıdır. Özgün ve inandırıcı her hikaye gerçeği yansıtır ve realist bir hikayeden oluşan bir reklam hedef kitleye reklam gibi hissettiremez, tam aksine ilham verir, sempati kazandırır. Pazarlama her ne kadar stratejilerle kar amacı güden mantık çerçevesinden uzaklaşmayan bir dal olarak görülsede asıl amacı insanların psikolojisini etkileyerek dikkatini ve algısını kazanmaktır. Bunun nedeni bir insanın dikkatini kazanmanın, para kazanmaktan çok daha değerli olmasıdır. Günümüz dünyasında dikkat çekmek, fark yaratmak istiyorsanız gerçekliğe dönüp, gerçek sizin kim olduğunu insanlara anlatmanız işinizi fazlasıyla kolaylaştıracaktır. Hollywood’un en büyük hikaye mentoru olarak bilinen Robert McKee, hikayeyi “İnsanoğlunun gerçeği arama aracı, var olmanın karmaşıklığına anlam katabilmek için en büyük çabası.” olarak tanımlar. Hikayeler üzerine araştırma yapan ve binlerce denek ile çalışan  Amerikalı psikolog Bruner “Hikayelerle ve bir olay örgüsü ile birlikte aktarılan bilginin, direkt olarak aktarılan bilgilere oranla 22 kat daha fazla akılda kalıcı olduğu sonucuna varmış. Tüm bu araştırmaların sonucunda hikayelerin gücünün, reklamların ve markaların elde etmek istediği hedefler ile uyuştuğunu görebiliriz. Eee daha ne duruyorsunuz yok mu anlatacak bir hikayeniz?

One Response

  1. Kaleminize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş. Hikayemiz var ama bunu sizin kadar güzel bir şekilde yazıp yayınlayacak kadar yetenekli değiliz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.